ÜNTES Isı Pompası Neden Yeterince Isıtmıyor?
Kış geldi mi, soğuk iliklerimize işledi mi, insan bir an önce evine atıp kendini sıcacık bir ortama bırakmak ister, değil mi? Hele bir de ÜNTES ısı pompası gibi modern bir sistem kurmuşsan, dersin ki "Tamamdır, bu kış bana vız gelir!" Ama sonra bir bakmışsın, ev hala buz gibi, kombi desen cayır cayır yanıyor ama o beklenen sıcaklık bir türlü gelmiyor... İşte tam da o an, insanın aklında bin bir tilki dolaşır: "Acaba nerede hata var? Bu meret neden ısıtmıyor abi?"
Vallahi billahi, bu durum insanın sinirlerini hoplatır. Düşünsene, dünya kadar para vermişsin, en son teknoloji diye almışsın, sonra da oturmuş titriyorsun. "Yahu bu cihaz bozuk mu?" diye düşünmeden edemiyorsun. Halbuki bazen sorun cihazda değil, bizim onu kullanma şeklimizde ya da beklentilerimizde olabiliyor. Hani derler ya, "Her horoz kendi çöplüğünde öter," bu ısı pompası da öyle; her evin kendine göre bir ihtiyacı var, her sistemin de bir kapasitesi...
Şimdi şöyle bir düşünelim, senin evin kaç metrekare? Yalıtım durumu ne alemde? Pencerelerden rüzgar ıslık çalarak giriyor mu içeri? Bunlar hep önemli detaylar, küçümsenemez. Yani, 100 metrekare bir evi ısıtmakla, 200 metrekare, dört bir yanı cam bir daireyi ısıtmak aynı şey mi? Değil tabii. Isı pompası da bir yere kadar, mucize yaratacak hali yok...
Bir de şu var, dış hava sıcaklığı ne durumda? Hani bazen öyle bir ayaz olur ki, insanın kemikleri donar. İşte o zamanlarda, ısı pompasının da biraz zorlandığını kabul etmek lazım. Özellikle hava sıcaklığı eksi derecelere düştüğünde, sistemin verimliliği ister istemez düşer. Bu, cihazın bozuk olduğu anlamına gelmez, sadece fizik kuralları gereği daha fazla enerji harcaması veya tam kapasite çalışamaması demektir.
Peki, peteklerin durumu ne? Hiç düşündün mü, peteklerin havasını aldın mı düzenli olarak? Ya da içleri tortuyla, pasla dolmuş olabilir mi? Vallahi o peteklerin içi bir doldu mu, ısıtma verimi yarı yarıya düşer, haberin olsun. Sanki bir bardak suyu süzgeçle içmeye çalışmak gibi bir şey... Su akar ama bardağa dolmaz.
Bazen de termostat ayarlarıyla oynamayı unuturuz. Hani deriz ya, "Ayarını bozmayalım şimdi." Ama aslında tam da ayarları kontrol etmek gerekir. Belki de termostat yanlış yerde duruyor, belki de istediğin sıcaklık çok yüksek ayarlanmış ama sistem o kadarını veremiyor. Ya da belki de hiç farkında değilsin, termostatın pili bitmiş, sinyal gönderemiyor... Olur mu olur, insanlık hali...
Bir de montaj konusu var. Gözden kaçan, "Aman canım ne olacak" denilen küçük bir hata, bütün sistemi alt üst edebilir. Borular yanlış çapta olabilir, sistemin şarjı eksik olabilir, dış ünite yanlış yere konmuş olabilir... Bunlar hep ısıtma performansını doğrudan etkileyen faktörler. Yani, işi ehline bırakmak lazım, usta dediğin işini bilecek abi...
Aslında basit bir mantıkla düşünmek lazım: Isı pompası, havadan veya topraktan aldığı ısıyı eve aktaran bir sistem. Eğer dışarıda yeterli ısı yoksa ya da bu ısıyı içeri taşıyan sistemde bir aksaklık varsa, evin ısınmaması gayet doğal. Önce bu temel noktaları bir gözden geçirmek lazım. Hemen "bozuk bu" diye kestirip atmamak gerek... Belki de küçük bir ayar, belki de basit bir temizlik, her şeyi yoluna koyacak. Kim bilir?