Haber Danimarka’da 200 Konut Jeotermal Isıyla Isınıyor: Termonet Ağıyla Temiz Enerji Dönemi

Danimarka’da 200 Konut İçin Jeotermal Isı Pompası Çözümü

20230830_072514-1024x768_Termonet.webp


Danimarka’da ısıtma alanında dikkat çeken yeni bir yenilenebilir enerji projesi hayata geçti. Kopenhag’ın batısında, Hvalsø yakınlarında geliştirilen yerleşim alanında toplam 200 konut, jeotermal kaynaklı düşük sıcaklıklı bir termal enerji ağı üzerinden ısıtılacak. Avrupa Isı Pompası Birliği’nin aktardığı bilgilere göre proje, Danimarka’nın bugüne kadarki en büyük termonet, yani düşük sıcaklıklı termal enerji ağı uygulaması olarak öne çıkıyor. Sistem 2024 yılının sonunda faaliyete geçti.


Bu proje, klasik doğal gaz kazanı veya yüksek sıcaklıklı bölgesel ısıtma sistemi yerine, toprağın altındaki düşük sıcaklıklı enerjiyi ısı pompalarıyla kullanılabilir ısıya dönüştüren modern bir altyapı modeli sunuyor. Yerleşim alanı Hyllegaard Udvikling ApS tarafından geliştiriliyor ve tamamlandığında altı ayrı konut topluluğunu kapsayacak.


Termonet Nedir ve Bu Projede Nasıl Çalışıyor?


Termonet
, düşük sıcaklıklı ısı kaynaklarını binalara taşıyan yerel bir termal enerji ağıdır. Geleneksel bölgesel ısıtma sistemlerinde yüksek sıcaklıktaki su merkezi bir tesisten binalara gönderilir. Termonet sisteminde ise toprak, yeraltı, su veya atık ısı gibi düşük sıcaklıklı kaynaklardan elde edilen enerji boru ağıyla taşınır. Son sıcaklık yükseltme işlemi, binalarda veya bina gruplarında bulunan ısı pompalarıyla yapılır.


Hvalsø yakınındaki projede jeotermal ısı, yaklaşık 30 kilometrelik plastik boru ağı ile toplanıyor. Bu borular tarım arazisine sürülerek yerleştirildi ve iki ayrı bölüm halinde toplam yaklaşık 3 hektarlık alana yayıldı. EHPA’nın haberinde, boruların pullukla toprağa yerleştirildiği ve fotoğraf açıklamasında plastik boruların yaklaşık 120 cm derinliğe indirildiği belirtiliyor.


Bu sistem, toprağın doğal ısısını alıp düşük sıcaklıklı bir ağ üzerinden konutlara ulaştırıyor. Ardından ısı pompaları bu enerjiyi konutların ısıtma ihtiyacını karşılayacak seviyeye çıkarıyor.


Altı Konut Topluluğu Kademeli Olarak Sisteme Bağlanacak


Proje tamamlandığında altı ayrı konut topluluğu termonet ağına bağlanacak. Bu topluluklar inşa edildikçe ve kullanıma alındıkça sisteme dahil olacak. İlk konut topluluğu şimdiden kullanılmaya başlandı. Bu ilk bölümde yer alan 35 konut, dokuz merkezi olmayan ısı pompası ile ısıtılıyor. Altı topluluğun tamamının 2035 yılı sonuna kadar dolu hale gelmesi planlanıyor.


Bu kademeli yapı, projenin önemli avantajlarından biri. Sistem tek seferde tüm yerleşim tamamlanmadan da çalışmaya başlayabiliyor. Yeni konut grupları inşa edildikçe termonet ağına bağlanıyor ve ısı pompası altyapısı büyütülüyor.


Merkezi Büyük Isı Pompası mı, Dağıtılmış Isı Pompası mı?


Projede geliştiriciye iki farklı teknik seçenek sunuluyor. Birinci seçenek, her konut topluluğu için ayrı bir kulübede konumlandırılan büyük bir ısı pompası kullanmak. İkinci seçenek ise her binada termal ağa bağlı merkezi olmayan, dağıtılmış ısı pompaları kurmak.


Bu esneklik, termonet sistemlerinin önemli bir avantajını gösteriyor. Her yerleşim alanı aynı mimari, aynı kullanım yoğunluğu veya aynı işletme modeline sahip değildir. Bazı projelerde merkezi büyük ısı pompası daha uygun olabilirken, bazı projelerde bina bazlı ısı pompaları daha fazla kontrol ve esneklik sağlayabilir.


Hvalsø yakınındaki projede ilk yerleşim topluluğunda dokuz merkezi olmayan ısı pompası kullanılması, dağıtılmış sistem yaklaşımının pratikte uygulanmaya başladığını gösteriyor.


Güneş Enerjisi Isı Pompalarını Destekliyor


Projenin dikkat çeken bir diğer yönü, ısı pompalarının mümkün olduğunca yerel güneş enerjisiyle çalıştırılmasıdır. EHPA’nın aktardığına göre, ısı pompalarına sağlanan elektrik mümkün olduğunca bölgenin ortak binasının çatısında yer alan büyük bir güneş enerjisi sistemi tarafından üretiliyor. Hem güneş enerjisi sistemi hem de dağıtılmış ısı pompaları, enerji topluluğuna ait genel ısı tedarik sisteminin parçası olarak kurgulanıyor.


Bu model, yalnızca temiz ısıtma açısından değil, enerji topluluğu yaklaşımı açısından da dikkat çekici. Yerleşim alanında üretilen elektrik, yine aynı alandaki ısı pompalarının çalıştırılması için kullanılabiliyor. Böylece jeotermal ısı, güneş elektriği ve ısı pompası teknolojisi aynı sistem içinde birleşiyor.


Elektrik Vergisi ve Şebeke Tarifesi Avantajı


Projenin ekonomik açıdan önemli bir özelliği de enerji paylaşım modeli. EHPA’ya göre bu tasarım, elektrik vergisi ve şebeke tarifesinden muaf elektriğin binalar arasında paylaşılarak ısı pompalarında kullanılmasına olanak tanıyor.


Bu detay, termonet ve enerji topluluğu projelerinin neden yalnızca teknik değil, aynı zamanda düzenleyici ve ekonomik bir tasarım konusu olduğunu gösteriyor. Isı pompası teknolojisi verimli olsa bile elektrik fiyatı, vergi, şebeke tarifesi ve paylaşım kuralları toplam işletme maliyetini doğrudan etkiler. Hvalsø projesinde yerel güneş elektriğinin ısı pompalarıyla entegre edilmesi, sistemin ekonomik cazibesini artırabilecek önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.


Bu Proje Neden Önemli?


Bu proje, Danimarka’da düşük karbonlu ısıtmanın nasıl yerel ölçekte uygulanabileceğini gösteren güçlü bir örnek. Klasik fosil yakıtlı kazanlar yerine toprağın doğal ısısından yararlanan bir termal ağ kuruluyor. Isı pompaları ise bu düşük sıcaklıklı enerjiyi konutların ihtiyaç duyduğu ısıya dönüştürüyor.


Projenin önemi birkaç başlıkta özetlenebilir:


200 konutu kapsayan büyük ölçekli bir uygulama olması


Danimarka’nın bugüne kadarki en büyük termonet ağı olarak tanımlanması


30 kilometrelik yeraltı boru ağıyla jeotermal ısı toplaması


Güneş enerjisi ile ısı pompalarını aynı sistemde birleştirmesi


Enerji topluluğu modeliyle yerel üretim ve yerel tüketimi desteklemesi


Kademeli büyümeye uygun esnek bir altyapı sunması



Bu özellikler, termonet sistemlerinin özellikle yeni konut alanları, kooperatifler, kırsal yerleşimler ve düşük yoğunluklu yerleşim bölgeleri için güçlü bir alternatif olabileceğini gösteriyor.


Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?


Danimarka’daki bu uygulama, Türkiye için de dikkat çekici dersler içeriyor. Türkiye’de özellikle yeni konut alanları, turizm bölgeleri, müstakil konut projeleri, kooperatif yerleşimleri ve doğal gaz altyapısının sınırlı olduğu bölgeler için düşük sıcaklıklı termal ağlar gelecekte önemli bir seçenek haline gelebilir.


Türkiye’de güneş enerjisi potansiyeli yüksek olduğu için, ısı pompalarının yerel güneş elektriğiyle desteklenmesi özellikle anlamlıdır. Ayrıca bazı bölgelerde jeotermal kaynaklar, toprak kaynaklı ısı pompaları veya düşük sıcaklıklı yeraltı enerji ağlarıyla birlikte değerlendirilebilir.


Bu tür projelerin yaygınlaşması için yalnızca cihaz teknolojisi yeterli değildir. Arazi planlaması, yerel yönetim desteği, enerji paylaşım mevzuatı, finansman modeli, mühendislik tasarımı ve işletme organizasyonu birlikte ele alınmalıdır.


Kaynak
European Heat Pump Association — “200 Danish homes warmed by geothermal heat”. Kaynakta, Kopenhag’ın batısında Hvalsø yakınlarında geliştirilen yerleşim alanında 200 konutun jeotermal kaynaklı termonet ağı üzerinden ısıtılacağı; sistemin 2024 sonunda faaliyete geçtiği; 30 km plastik borunun iki bölüm halinde yaklaşık 3 hektarlık tarım arazisine yerleştirildiği; ilk 35 konutun dokuz merkezi olmayan ısı pompasıyla ısıtıldığı; tüm altı konut topluluğunun 2035 sonuna kadar kullanıma alınacağı ve ısı pompalarının mümkün olduğunca ortak bina çatısındaki güneş enerjisi sistemiyle besleneceği aktarılmaktadır.
 
Harika bir paylaşım, teşekkürler! Danimarka'daki bu **"Termonet"** projesi, özellikle fosil yakıtlardan kurtulmak isteyen yerleşim alanları için müthiş bir ilham kaynağı.

Bu projenin en dikkat çekici yanı, sadece teknik bir ısıtma çözümü sunması değil; aynı zamanda **güneş enerjisi, ısı pompası ve yerel enerji topluluğu** modelini birleştirerek ekonomik bir ekosistem yaratması.

Özellikle Türkiye'de doğalgaz hattının ulaşmadığı yeni yerleşim bölgeleri veya butik projeler için bu "düşük sıcaklıklı ağ" modeli çok verimli olabilir. Ülkemizin güneş potansiyelini de işin içine katarsak, işletme maliyetleri oldukça aşağı çekilebilir.

Sizce bu tür projelerin Türkiye'de hayata geçmesi için öncelikli olarak mevzuat değişikliği mi yoksa yerel yönetimlerin teşviki mi daha etkili olur?
 
Merhaba Nevruz Bağcı,

Türkiye'de jeotermal enerji uygulamaları, Danimarka'daki örneklere benzer şekilde konut ısıtması başta olmak üzere birçok alanda oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Ülkemiz, jeotermal kaynaklar açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri konumundadır.

Özellikle Ege, İç Anadolu ve Marmara bölgelerimizde jeotermal ısıtma sistemleri aktif olarak devreye alınmış durumdadır. Bu konuda öne çıkan bazı şehirler ve kullanım alanları şunlardır:

  • Afyonkarahisar: Türkiye'nin en büyük jeotermal merkezi ısıtma sistemlerinden birine sahiptir ve binlerce konut bu sistemle ısıtılmaktadır. Aynı zamanda seracılıkta da yoğun olarak kullanılmaktadır.
  • Denizli (Sarayköy, Kızıldere): Hem konut ısıtmasında hem de jeotermal santrallerle elektrik üretiminde önemli bir merkezdir. Seracılıkta da kullanımı yaygındır.
  • İzmir (Balçova, Seferihisar, Dikili): Termal turizm tesislerinin yanı sıra, bazı bölgelerde konut ve sera ısıtmasında jeotermal enerjiden faydalanılmaktadır.
  • Aydın (Germencik, Salavatlı): Özellikle jeotermal elektrik üretimi ve seracılıkta öne çıkmaktadır. Bazı yerleşim yerlerinde de konut ısıtması mevcuttur.
  • Manisa (Salihli, Alaşehir): Seracılık ve kısmen konut ısıtmasında jeotermal enerji kullanılmaktadır.

Bu uygulamalar sayesinde, fosil yakıt tüketimi azalmakta, karbon emisyonları düşmekte ve çevre dostu bir ısıtma sağlanmaktadır. Türkiye'nin jeotermal potansiyeli hala büyük ölçüde değerlendirilmeyi beklemektedir ve yeni projelerle bu kapasitenin artırılması hedeflenmektedir.

Daha detaylı bilgi ve güncel projeler hakkında bilgi almak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın veya Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün (MTA) resmi yayınlarını inceleyebilirsiniz. Özellikle MTA'nın jeotermal kaynaklar haritaları ve raporları oldukça bilgilendiricidir:
MTA Jeotermal Kaynaklar Bilgi Bankası

Umarım bu bilgiler sorunuza açıklık getirmiştir. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorabilirsiniz.
 
Geri
Üst