İnceleme Danimarka’da Gaz Kazanından Jeotermal Isı Pompasına Geçiş: Jystrup’ta Yeraltı Enerjisiyle Yeni Isınma Modeli

Danimarka’da Gaz Kazanı Yerine Jeotermal Isı Pompası Dönemi

00_FB-Enghusene2_Thermonet.webp


Danimarka’nın Jystrup bölgesinde bulunan bir konut kooperatifi, eskiyen merkezi gaz kazanını yenilemek yerine çok daha sürdürülebilir ve verimli bir çözümü tercih etti. Toplam 20 sıra ev ve bir ortak binaya hizmet veren merkezi gaz kazanı kullanım ömrünü tamamlayınca, kooperatif fosil yakıta dayalı sistemi sürdürmek yerine 21 adet bireysel jeotermal ısı pompası kurmaya karar verdi. Her konut için ayrı bir ısı pompası planlandı ve böylece merkezi gaz kazanına bağlı yapı, dağıtılmış ısı pompası sistemine dönüştürüldü.


Bu proje, klasik merkezi ısıtma altyapısından farklı olarak yerel, düşük sıcaklıklı ve yenilenebilir bir enerji kaynağına dayanıyor. Ancak ilk aşamada önemli bir sorun vardı: Konut alanı oldukça sıkışık olduğu için jeotermal ısı kaynağına uygun yeterli boş alan bulunmuyordu. Bu noktada Ringsted Belediyesi, yakınlardaki bir çayırı kullanıma açarak projenin hayata geçirilmesini sağladı.

06_IMG_3763_termonet-taet-m-isolering_Thermonet-576x1024.webp


4.800 Metrelik Boru Ağıyla Topraktan Isı Toplanıyor


Projenin temelini, çayıra yaklaşık 1 metre derinliğe yerleştirilen 4.800 metre plastik boru hattı oluşturuyor. Bu borular, toprakta bulunan düşük sıcaklıklı jeotermal enerjiyi topluyor. Ardından bu enerji, termonet olarak bilinen düşük sıcaklıklı bir termal ağ üzerinden konutlarda yer alan 21 ayrı IGLU ısı pompasına taşınıyor.


Termonet sistemi, geleneksel bölgesel ısıtma ağlarından farklı çalışıyor. Klasik sistemlerde yüksek sıcaklıklı su, yalıtımlı borularla binalara taşınır. Jystrup’taki sistemde ise düşük sıcaklıklı enerji taşınıyor ve her konuttaki ısı pompası bu enerjiyi kullanılabilir ısıya dönüştürüyor. Bu yapı sayesinde dağıtım kayıpları azalıyor, sistem daha esnek hale geliyor ve her hane kendi ısı ihtiyacını bağımsız şekilde yönetebiliyor.


Eski Yalıtımlı Boru Ağı da Değiştirildi


Proje yalnızca gaz kazanının değiştirilmesiyle sınırlı kalmadı. Eski merkezi sistemde kullanılan yalıtımlı boru ağı da devreden çıkarıldı. Bu eski boru ağında önemli ısı kayıpları yaşanıyordu. Yeni sistemde ise yalıtımsız termonet hattı kullanılıyor. İlk bakışta yalıtımsız boru kullanımı dezavantaj gibi görünebilir; ancak düşük sıcaklıklı termonet yapısında borular, çevredeki topraktan ısı kazanımı sağlayabiliyor. Böylece eski sistemde kayıp olarak görülen dağıtım etkisi, yeni sistemde toprakla enerji alışverişi yapan daha verimli bir yapıya dönüşüyor.


Bu yaklaşım, özellikle klasik bölgesel ısıtma şebekesinin ulaşamadığı kırsal veya düşük yoğunluklu yerleşimler için dikkat çekici bir model sunuyor. Jystrup, geleneksel bölgesel ısıtma hattının dışında kaldığı için kooperatif daha önce merkezi bir büyük ısı pompası ve yalıtımlı boru ağı çözümünü de değerlendirdi. Ancak yapılan değerlendirmede, merkezi tek büyük sistem yerine dağıtılmış ısı pompalarına dayalı termonet çözümünün hem daha düşük maliyetli hem de daha enerji verimli olduğu görüldü.

08_IMG_3764_stikledninger-og-indforing_Thermonet-576x1024.webp


Projenin Maliyeti Yaklaşık 6 Milyon Danimarka Kronu


Jystrup’taki dönüşüm projesinin toplam maliyeti yaklaşık 6 milyon Danimarka kronu, yani yaklaşık 803 bin euro olarak açıklandı. Finansman, 30 yıllık mortgage modeliyle sağlandı. Bu finansman yapısı sonucunda hanelerin aylık konut giderleri yaklaşık 600 Danimarka kronu, yani yaklaşık 80 euro arttı.


Ancak bu artışa karşılık sakinler artık gaz faturası ödemiyor ve merkezi gaz kazanının bakım maliyetlerinden de kurtulmuş durumda. Her hane yalnızca kendi ısı pompasının tükettiği elektriği ödüyor. Bu model, maliyetlerin daha şeffaf ve kullanıcı bazlı yönetilmesini sağlıyor.


Kırsal Alanlar İçin Yeşil Dönüşüm Modeli


Ringsted Belediyesi Belediye Başkanı, projeyi geleneksel bölgesel ısıtmanın uygulanamadığı kırsal bölgeler için yeşil dönüşüm modeli olarak değerlendirdi. Bu yaklaşım, Avrupa’da enerji dönüşümünün yalnızca büyük şehirlerdeki merkezi sistemlerle değil, küçük yerleşimlerde uygulanabilecek yenilikçi çözümlerle de mümkün olduğunu gösteriyor.


Jystrup örneği, özellikle doğal gazdan çıkış yapmak isteyen ancak klasik bölgesel ısıtma ağına bağlanamayan yerleşimler için önemli bir alternatif sunuyor. Termonet sistemi, düşük sıcaklıklı yeraltı enerjisini dağıtılmış ısı pompalarıyla birleştirerek hem enerji verimliliği hem de karbon azaltımı açısından güçlü bir çözüm oluşturuyor.


Termonet Sistemi Neden Önemli?


Termonet, düşük sıcaklıklı ısı kaynaklarını bir ağ üzerinden binalara taşıyan modern bir termal altyapı modelidir. Bu sistemde enerji, yüksek sıcaklıkta merkezi olarak üretilip uzun mesafelerde taşınmaz. Bunun yerine toprak, yeraltı suyu, atık ısı veya çevresel düşük sıcaklıklı kaynaklardan elde edilen enerji, düşük sıcaklık seviyesinde dağıtılır ve her binadaki ısı pompası tarafından kullanılabilir ısıya yükseltilir.


Bu yapı sayesinde sistem daha düşük kayıpla çalışabilir. Ayrıca her binanın kendi ısı pompasına sahip olması, kullanıcıların enerji tüketimini daha doğrudan kontrol etmesine imkân tanır. Jystrup projesi de bu nedenle yalnızca bir ısıtma yenileme çalışması değil, aynı zamanda kırsal alanlarda fosil yakıttan çıkış için uygulanabilir bir altyapı örneği olarak öne çıkıyor.


Gazdan Jeotermal Isı Pompasına Geçişin Avantajları


Bu dönüşümün en önemli avantajlarından biri, konutların gaz kullanımından uzaklaşmasıdır. Doğal gaz kazanı yerine jeotermal kaynaklı ısı pompası kullanılması, enerji arz güvenliği ve karbon emisyonlarının azaltılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.


Bir diğer avantaj, eski merkezi boru sistemindeki ısı kayıplarının azaltılmasıdır. Yeni termonet yapısı düşük sıcaklıklı çalıştığı için klasik yüksek sıcaklıklı dağıtım sistemlerine göre daha verimli bir altyapı sunar.


Ayrıca her hanenin kendi ısı pompasını kullanması, tüketim ve maliyet kontrolünü daha bireysel hale getirir. Merkezi kazan bakım maliyetleri ortadan kalkarken, kullanıcılar yalnızca kendi cihazlarının elektrik tüketiminden sorumlu olur.


Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?


Danimarka’daki Jystrup örneği, Türkiye için de dikkat çekici dersler içeriyor. Türkiye’de özellikle doğal gaz altyapısının sınırlı olduğu kırsal yerleşimler, kooperatif tipi konut alanları, küçük siteler, turizm tesisleri ve düşük yoğunluklu yerleşimler için benzer düşük sıcaklıklı termal ağ çözümleri gelecekte gündeme gelebilir.


Türkiye’de jeotermal potansiyel bazı bölgelerde oldukça güçlüdür. Bunun yanında toprak kaynaklı ısı pompaları, hava kaynaklı ısı pompaları ve düşük sıcaklıklı ısı ağları, enerji verimliliği hedefleriyle birlikte değerlendirilebilir. Jystrup örneği, yeşil dönüşümün yalnızca büyük ölçekli merkezi projelerle değil, yerel yönetimlerin desteğiyle küçük ölçekli ve yenilikçi çözümlerle de yapılabileceğini gösteriyor.


Kaynak
European Heat Pump Association — “Underground energy: swapping gas for geothermal heat pumps”. Kaynak haberde Danimarka’nın Jystrup bölgesinde eski merkezi gaz kazanının 21 bireysel jeotermal ısı pompasıyla değiştirildiği, Ringsted Belediyesi’nin yakınlardaki bir çayırı kullanıma açtığı, 4.800 metrelik plastik boru hattının 1 metre derinliğe yerleştirildiği, termonet sisteminin eski yalıtımlı boru ağına göre daha verimli çalıştığı ve projenin yaklaşık 6 milyon Danimarka kronuna mal olduğu aktarılmaktadır.
 

Ekli dosyalar

  • 01_image9_varmeoptag-gravemaskine-1-600x450.webp
    01_image9_varmeoptag-gravemaskine-1-600x450.webp
    66.2 KB · Görüntüleme: 1
Paylaşım için teşekkürler! Jystrup'taki bu örnek, özellikle büyük bölgesel ısıtma şebekelerine bağlanma imkanı olmayan küçük yerleşim yerleri için gerçekten ilham verici.

**Termonet** sisteminin en dikkat çekici yanı, yalıtımsız borular kullanarak toprağın kendisini bir nevi enerji deposu gibi kullanması. Merkezi sistemlerdeki ısı kaybı problemini, "kaybı kazanca dönüştürerek" çözmeleri teknik açıdan çok akıllıca.

Türkiye'de de özellikle doğalgazın ulaşmadığı yayla yerleşimleri, eko-köyler veya müstakil siteler için bu "paylaşımlı toprak kaynağı" modeli enerji bağımsızlığı adına harika bir alternatif olabilir. Belediye ve konut kooperatifi iş birliğinin (çayırın kullanıma açılması gibi) projenin önünü nasıl açtığı da yerel yönetimlerimize güzel bir örnek teşkil ediyor.

Sizce bu modelin Türkiye’deki en büyük engeli kurulum maliyeti mi olur, yoksa mevzuat eksikliği mi?
 
Geri
Üst