Yağmurlu bir sonbahar akşamıydı, dışarıda yapraklar savruluyor, rüzgar pencere pervazlarını yalayıp geçiyordu. İçeride ise bizim Ahmet abi, elinde kumanda, termostata bakıp duruyordu. "Yahu bu EkoTec neden ısıtmıyor abi?" diye söylendi kendi kendine, sesi biraz da çaresizlik doluydu. Aslında yeni taktırdığı ısı pompasıyla ilgili çok hevesliydi, "Hem çevreci hem ekonomik" diye ballandıra ballandıra anlatmıştı bize. Ama işte, gel gör ki, ev bir türlü ısınmıyordu istenilen kıvama...
Şimdi düşününce, sanki Ahmet abinin evin yalıtımında biraz sıkıntı vardı gibi. Hani derler ya, ne kadar iyi bir soba yakarsan yak, baca delikse duman dışarı, sıcak içeri girmez. EkoTec ısı pompası da aynı mantıkta çalışıyor aslında. Eğer duvarlardan, pencerelerden, kapılardan habire soğuk hava sızıyorsa, o pompanın da bir yere kadar gücü yeter, değil mi? Yani evin kendisi bir termos gibi olmalı ki, içerideki sıcaklık muhafaza edilebilsin.
Bir de şu var, EkoTec'i takan ustalar, "Abi bu ev için şu kapasite yeterlidir" demiş olabilirler ama bazen işler öyle gitmiyor işte. Ahmet abinin evi biraz eski tip, tavanları yüksek falan. Belki de seçilen ısı pompasının kapasitesi, evin gerçek ısıtma ihtiyacını karşılamaya yetmiyor olabilir. Hani küçük bir sobada koca bir odayı ısıtmaya çalışmak gibi bir şey bu, ne kadar uğraşsan da tam randıman alamazsın.
Filtreler… Ah o filtreler! Vallahi billahi, çoğu zaman en basit şey gözden kaçıyor. Ahmet abi en son ne zaman ısı pompasının filtresini temizledi acaba? Muhtemelen hiç. Tıkalı filtreler, hava akışını kısıtlar, cihazın verimini düşürür ve dolayısıyla istenen sıcaklığı sağlayamaz. Bildiğin, nefes alamayan bir insan gibi, cihaz da tıkalı filtrelerle doğru düzgün çalışamaz ki...
Bazen de termostatın ayarlarıyla oynamak gerekiyor. Hani bazen biz de telefonumuzun ayarlarını kurcalarız da, "Aa meğer bu ayar varmış" deriz ya. EkoTec'in termostatı da öyle. Belki yanlış modda çalışıyor, belki programlama hatası var, belki de sensörü doğru yerde değil. Duvarın dibinde, güneş alan bir yerde duran termostat, evin genel sıcaklığını doğru yansıtmayabilir mesela.
Bir de şu dış ünite meselesi var. EkoTec'in dış ünitesi, kışın karın altında kalmış, buz tutmuş olabilir mi? Ya da etrafı yapraklarla, dallarla tıkanmış olabilir mi? Eğer dış ünite rahat nefes alamazsa, yani havayı serbestçe alıp veremezse, içerideki ısıtma da ister istemez aksar. Tıpkı bizim burnumuz tıkandığında nefes almakta zorlanmamız gibi...
EkoTec ısı pompasının gaz seviyesi de önemli bir faktör. Hani arabaların klimasına gaz basılır ya, bu ısı pompalarında da benzer bir durum söz konusu. Eğer sistemde gaz kaçağı varsa veya gaz seviyesi düşükse, cihazın ısıtma performansı düşecektir. Bunu anlamak biraz teknik bilgi gerektirse de, akla gelmesi gereken ilk şüphelerden biri olmalı.
Son olarak, belki de en basiti ama en önemlisi… Acaba Ahmet abi, EkoTec'ten gerçekten ne bekliyor? Yani, merkezi sistem kalorifer gibi anında cayır cayır ısıtmasını mı? Isı pompaları biraz daha nazik, yavaş yavaş ve stabil bir sıcaklık sağlar. Belki de Ahmet abinin beklentileri, cihazın çalışma prensibinden biraz farklıdır… Kim bilir?