İKLİMLENDİRME ZİRVESİ 2026

İklimlendirme Zirvesi 2026: Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede sektörün rolü ve sürdürülebilir çözümler, 5 Mayıs 2026 tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent ev sahipliğinde tartışılıyor. Yenilikçi teknolojileri ve sektörün geleceğini keşfetmek için bu önemli platformda yerinizi alın.

Haber İngiltere Isı Pompası Araştırma Sempozyumu’ndan Öne Çıkan Sonuçlar

İngiltere’de düzenlenen UK Heat Pump Research Symposium, araştırmacıları, sektör temsilcilerini ve politika yapıcıları bir araya getirdi. Sempozyumda ısı pompası teknolojilerindeki son kanıtlar, uygulama sorunları ve İngiltere’nin düşük karbonlu ısıtmaya geçiş süreci ele alındı. Etkinlik, UK Department for Energy Security and Net Zero (DESNZ) ile IEA Heat Pump Technology Collaboration Programme (HPT TCP) tarafından ortaklaşa düzenlendi.

image.webp


Sempozyumun ana mesajı, ısı pompalarının teknik olarak hazır olduğu ancak yaygın kurulum için hâlâ standartlar, finansman, şebeke planlaması ve kullanıcı tarafındaki uygulama süreçlerinin geliştirilmesi gerektiği yönünde oldu. HPT TCP’nin mevcut proje portföyü; sistem entegrasyonu, çalışma aralığının genişletilmesi, güçlü değer zincirleri, soğutucu akışkanlar ve yeni teknolojiler olmak üzere dört ana başlıkta değerlendirildi.


Hava Kaynaklı Isı Pompalarında Gürültü Sınırı Öne Çıktı​


Sempozyumun önemli başlıklarından biri, hava kaynaklı ısı pompalarında gürültü sınırları oldu. Sunulan verilere göre önerilen hava kaynaklı ısı pompası kurulum noktalarının yaklaşık yüzde 25’i, mevcut MCS 020a gürültü değerlendirmesini geçemiyor. Bu başarısız kurulumların yaklaşık dörtte biri ise yalnızca 1 dB farkla sınırın dışında kalıyor.


Araştırmada 6 ülkedeki 10 kurumdan 271 katılımcıyla yapılan psikoakustik testler de paylaşıldı. Sonuçlara göre rahatsızlık hissinde en belirleyici unsur sesin yüksekliği oldu. Arka plan gürültüsünün yaklaşık 40 dB(A) seviyesine kadar ısı pompası sesini maskeleyebildiği, bu seviyeden sonra maskeleme etkisinin azaldığı belirtildi. Bu sonuç, şehir içi ve kırsal alanlarda aynı gürültü yaklaşımının her zaman doğru olmayabileceğini gösteriyor.


Ticari Binalarda Isı Pompası Dönüşümü Daha Karmaşık​


Sempozyumda ticari ve kurumsal binalardaki ısı pompası dönüşümü de ayrı bir başlık olarak ele alındı. İngiltere’de konut dışı binaların, bina ısıtma enerjisinin yaklaşık üçte birini oluşturduğu belirtildi. HPT TCP Project 60, büyük ticari binalarda ısı pompası dönüşümünü kolaylaştırmak için 50’den fazla vaka çalışmasına dayanan web tabanlı bir rehber araç geliştirdi.


Priory Academies örneğinde, 13 farklı noktada 65 binayı yöneten bir eğitim kurumunun deneyimleri paylaşıldı. Bu örnek, ticari binalarda dönüşümün yalnızca cihaz seçimiyle bitmediğini gösterdi. Şebeke bağlantı başvurularının kurulumdan yaklaşık 65 gün önce yapılması gerektiği, mevcut tesisat suyunun kalitesinin kontrol edilmesi ve hidrolik ayrım yapılmadığında garanti sorunları yaşanabileceği vurgulandı.


Finansman tarafında da dikkat çekici bir örnek verildi. İskoçya’daki bir okulda 900 kW gaz kazanı yerine hava kaynaklı ısı pompası kullanılması halinde yılda 453 ton karbon tasarrufu sağlanabileceği, ancak yıllık enerji maliyetinin 82.003 sterlin artabileceği hesaplandı. Bu durum, elektrik ve gaz fiyat farkının ticari binalarda karar sürecini zorlaştırdığını gösteriyor.


Toprak Kaynaklı Sistemlerde Daha Fazla Veri Gerekiyor​


Toprak kaynaklı ısı pompaları da sempozyumun önemli konularından biri oldu. British Geological Survey’in Keyworth merkezinde kurulan 300 kW kapasiteli sistemde, 28 adet 225 metre derinliğinde sondaj kuyusu kullanıldığı bildirildi. Sistem ilk kısmi kış döneminde yaklaşık 40 ton CO₂ tasarrufu sağladı ve 90 MWh ısı çekti. İlk COP verileri ise 3,0 ile 4,0 arasında ölçüldü.


UKGEOS sahalarında yapılan çalışmalarda ise yer altı ısıl özelliklerinin doğru ölçülmesinin maliyet açısından büyük önem taşıdığı görüldü. Sherwood Sandstone formasyonunda yapılan testlerde ısıl iletkenlik 3,4 W/mK olarak ölçüldü. Bu değer, MCS varsayılan değeri olan 2,4 W/mK seviyesinden yüzde 133 daha yüksek çıktı. Bu durum, standart varsayımlarla tasarım yapılması halinde sondaj alanlarının gereğinden büyük seçilebileceğini gösteriyor.


Termoakustik Ve Katı Hal Isı Pompaları Da Gündeme Geldi​


Sempozyumda yeni nesil ısı pompası teknolojileri de değerlendirildi. Özellikle apartman daireleri, yoğun şehir alanları ve standart dış ünite kurulumunun zor olduğu konutlar için farklı çözümler gündeme geldi. Termoakustik ısı pompaları, yanıcı olmayan helyum ortamında ses dalgalarıyla ısı taşıyan bir teknoloji olarak anlatıldı. Bu sistemlerin sessiz çalışma, sıfır GWP ve -20°C ile +80°C arasında çalışma aralığı sunduğu belirtildi.


Katı hal ısı pompaları da ayrı bir alternatif olarak ele alındı. Bu sistemler klasik soğutucu akışkan çevrimi yerine termoelektrik etkilere dayanıyor. Sempozyum özetine göre termoakustik ve katı hal sistemler, bugün ana akım kompresörlü ısı pompalarının yerini alacak teknoloji olarak değil; özellikle kurulumun zor olduğu binalar için ek çözüm alanı olarak değerlendiriliyor.


Liverpool Üniversitesi tarafından sunulan bir başka çalışmada ise standart tek kompresörlü sistem içinde termal enerji depolamayı kullanan esnek bir ısı pompası çevrimi tanıtıldı. Teorik olarak bu sistemin COP değerinde yüzde 20’ye kadar iyileşme sağlayabileceği ve İngiltere’nin nemli kış koşullarında defrost kaynaklı enerji tüketimini yüzde 5-17 azaltabileceği belirtildi.


Şebeke Planlaması Isı Pompası Yaygınlaşması İçin Kritik​


Sempozyumun kapanış bölümünde stratejik elektrik şebekesi planlaması öne çıktı. National Energy System Operator’ın Regional Energy Strategic Planning (RESP) programı, ulusal ısı pompası projeksiyonlarını yerel şebeke etkilerine çevirmek için planlama varsayımları geliştiriyor. Ocak 2026’da yayımlanan geçiş dönemi RESP çalışmasında, sıcaklık farkları, mevsimsel talep profilleri, konut türleri ve gerçek deneme verilerine dayalı kullanıcı davranışları dikkate alındı.


Tüm Büyük Britanya bölgelerini kapsayacak bölgesel enerji stratejik planlarının 2028 sonuna kadar hazırlanması bekleniyor. Bu süreç, 2028-2033 elektrik dağıtım iş planları için de önemli olacak. Bu nedenle ısı pompası yaygınlaşması yalnızca cihaz üretimi ve montaj kapasitesiyle değil, yerel şebekelerin buna hazırlanmasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.


Genel Değerlendirme​


Sempozyumun genel sonucu, ısı pompası sektöründe en büyük engelin artık yalnızca teknoloji olmadığı yönünde oldu. Teknik bilgi artıyor, saha verileri çoğalıyor ve yeni sistem tipleri gelişiyor. Ancak yaygınlaşma için teşvik yapısı, finansman modelleri, planlama kuralları, gürültü standartları, şebeke hazırlığı ve ticari bina sahiplerine yönelik rehberlik daha belirleyici hale geliyor.


İngiltere’deki bu araştırma sempozyumu, ısı pompalarının geleceğinde sadece cihaz verimliliğinin değil; kurulum uygunluğu, gerçek saha performansı, kullanıcı maliyeti, şebeke kapasitesi ve yeni teknolojilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle ticari binalar, apartmanlar ve şehir içi sınırlı alanlar için tek bir standart çözüm yerine farklı ısı pompası mimarilerinin birlikte gelişeceği görülüyor.


Kaynaklar:
IEA Heat Pumping Technologies / Project 60, UK Department for Energy Security and Net Zero destekli UK Heat Pump Research Symposium özeti.
 
Paylaşım için teşekkürler, gerçekten çok kapsamlı ve teknik detaylarla dolu bir özet olmuş.

Özellikle **gürültü sınırları** ve **ticari binalardaki işletme maliyeti** (elektrik vs. gaz fiyatı) vurguları, ısı pompası dönüşümünün sadece teknik bir cihaz değişimi değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomi ve şehir planlama meselesi olduğunu kanıtlıyor. Türkiye'deki enerji dönüşümü ve yerli ısı pompası üreticileri için de bu sempozyumdaki saha verileri (özellikle toprak kaynaklı sistemlerdeki gerçek iletkenlik değerleri) oldukça ufuk açıcı olabilir.

İngiltere'nin 2028'e kadar her bölge için stratejik plan hazırlayacak olması, sürecin ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor. Sizce Türkiye'deki mevcut şebeke altyapısı ve gürültü yönetmelikleri, benzer bir yaygınlaşma sürecine ne kadar hazır?
 
Konuyu okuyanlar
3 dk
0 Aktif
Geri
Üst